Dreame - Kusursuz Zehir
close button

Add Innovel to the desktop to enjoy best novels.

Kusursuz Zehir
book-rating-imgREADING AGE 18+
Aleyna Bayram
Romance
ABSTRACT
Orman her zaman kan ve toprak kokardı. Ama bu gece, çam ağaçlarının arasından süzülen rüzgarda tek bir şey vardı: Nora’nın korkusu. Nora nefesini tutarak devasa bir kayanın arkasına sığındı. Göğsü hızla yükselip alçalıyor, kalbi adeta kaburgalarını dövüyordu. Parmaklarının arasındaki gümüş kaplama hançeri o kadar sıkı tutuyordu ki eklemleri bembeyaz kesilmişti. O bir kurt değildi. Bedeninde tek bir damla hayvani kan taşımıyordu. O, bu av sahasında sadece tamamen insan olan çaresiz bir avdı. Ya da o öyle sanıyordu. "Neredesin, küçük insan?" Karanlığın içinden gelen ses, yarı insan yarı hayvan bir boğazdan çıkıyormuşçasına pürüzlüydü. Kızıl Sürüsü’nün avcılarından biriydi bu. Çalıların patlayan çatırtısı ve toprağa basan ağır patilerin sesi gittikçe yaklaşıyordu. "Alfa Gregory senin kaçmana izin vermeyecek," dedi kurt, alaycı bir hırlamayla. "Seni o zindandan çıkaran kardeşini çoktan yakaladık. Şimdi sıra sende. O tatlı, çıldırtıcı kokunu tüm vadiye yaymayı kesmezsen, seni burada, çamurların üzerinde parçalarım." Nora gözlerini kapattı ve derin bir nefes verdi. Koku. Sorun tam olarak buydu. Nora doğduğundan beri kanında ve cildinde taşıdığı gizemli bir özelliğe sahipti. Normalde bir insanın kokusu eğer yaralı değilse kurtlar için sıradandır; ancak Nora heyecanlandığında veya korktuğunda, teninden yayılan koku kurtadamların zihnindeki tüm mantığı yok ediyordu, içlerindeki hayvani içgüdüleri çıldırtan bir baskıya dönüştürüyordu. Bu bir büyü değildi; kurtların doğasını altüst eden, onları kontrolden çıkaran saf bir feromon felaketiydi. Alfa Gregory, bu yeteneği diğer sürülere karşı bir silah olarak kullanmak için Nora’yı esir almıştı. Çalılar aniden patladı. Devasa, simsiyah bir kurt kütlesi Nora’nın üzerine fırladı. Nora bir insan refleksine göre hızlı davranarak kendini kenara attı. Siyah kurt kayaya çarparak yere düştü ve anında ayağa kalkarak yarı insan formuna dönüştü. "Yakaladım." dedi adam, sivri dişlerini göstererek. Adam Nora’ya doğru bir adım attığı an, Nora’nın korkusu zirveye çıktı. Teninden yayılan koku bir mızrak gibi hedefini buldu. Kurdun gözleri aniden değişti. Adamın göz bebekleri küçüldü, nefesi kesildi. Zihnindeki hayvani kontrol tamamen dağılmıştı. Adam acı içinde başını tuttu, hırladı ve sanki büyülenmiş gibi doğrudan Nora’nın üzerine atıldı. Artık emirleri uygulamak istemiyordu; tek istediği o kokunun kaynağını parçalamak ve ona sahip olmaktı. Kükreyerek Nora’nın Nora’nın boğazına sarıldı, onu yere çarptı. Nora hançeri savurmaya çalıştı ama adam bileğini bir büküşte kıracakmışçasına sıktı. Hançer çamura düştü. "Seni kanının son damlasına kadar içeceğim..." dedi kurt, çenesini açarak. Nora gözlerini kapattı. Tam o anda, ormanın derinliklerinden gelen soğuk ve devasa bir ses havayı yardı.Bu bir uluma değildi. Doğrudan toprağı titreten, saf ve yıkıcı bir Alfa Emriydi. Nora’nın üzerindeki adam bir anda acı içinde çığlık atarak kenara fırladı. Adam toprağa yapışmış, elleriyle kulaklarını kapatmış, beyni patlayacakmış gibi kıvranıyordu. Sislerin arasından bir siluet belirdi. Büyüklüğü ay ışığını kapatıyordu. Adımları toprağı sarsmakla beraber bastığı yerdeki çimler anında donuyordu. Bu gelen Gece Yarısı Sürüsü’nün lanetli lideriydi: Alfa Ethan Vance. Ethan, karanlığın içinden yavaşça çıktı. Siyah deri zırhı, gümüş parıltılı gözleri ve yüzünün sağ tarafındaki üç derin pençe iziyle bir efsane gibi duruyordu. Yerde kıvranan kurdun boğazını tek elitiyle yakaladı. Çat. Adamın boynunu bir kibrit çöpü gibi kırdı ve cansız bedeni kenara fırlattı. Ardından yavaşça arkasını döndü. Gümüş gözleri, çamurun içinde titreyen Nora’ya kilitlendi. Ethan bir adım attı. Sonra bir adım daha. Ancak Nora’ya üç metre yaklaştığı an... Ethan aniden durdu. Havadaki rüzgar kesildi. Ethan’ın gümüş gözleri şokla genişledi. Derisinin altındaki kaslar seğirmeye, göğsü hızla yükselip alçalmaya başladı. Burnuna ulaşan koku—o çıldırtıcı, tatlı ve yakıcı koku—Ethan’ın zihnindeki duvarları birer birer yıkmaya başladı. İçindeki kurt kükredi. Yıllardır uykuda olan, hiçbir kadına yanıt vermeyen yırtıcı içgüdüsü anında uyandı. Ancak bu koku sadece bir arzu yaratmıyordu. Ruhunun derinliklerinde, Ay Tanrıçası’nın mührünü tetikliyordu. Ethan dizlerinin üzerine çökecekmiş gibi bir an sarsıldı. Yüzündeki buz gibi ifade yerini vahşi bir şaşkınlığa bıraktı. Bir insan... Sadece bir insan. Ama kokusu, Kuzey’in en güçlü Alfasını diz çöktürecek kadar tehlikeliydi. Ethan adım adım Nora’ya yaklaştı. Nora duvara sinmişti, kaçacak yeri yoktu. Ethan eğildi, elini uzattı ve parmaklarının tersiyle Nora’nın yanağına dokundu. Değdiği an, ikisinin de bedeninden elektrik akımı gibi yakıcı bir sıcaklık geçti. Nora’nın bir insan olarak hiç hissetmediği bir bağ, zihnine çakıldı. Ethan ise nefesini tuttu. Sesi, kontrolünü kaybetmek üzere olan bir canavarın pürüzlü tınısıyla fısıldadı: "Sen... Sen nesin böyle?" Ethan, canavarı dizginlemek için gözlerini kapattı ama zihnindeki fırtına dinmek bilmiyordu. Burnuna dolan koku bir zehir gibi kanına karışmıştı.