Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Add Innovel to the desktop to enjoy best novels.
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Your cookies settings
Strictly cookie settingsAlways Active
TOPRAK VE KAN
READING AGE 16+
Mai Mürekkep
Romance
ABSTRACT
"Toprak sahibi olunur, kadın asla."
Leyla Sarı, İstanbul’un ışıklarını, yarım kalmış bir nişan yüzüğünü ve kırık hayallerini bir arabanın torpidosuna sığdırıp Karacadağ’ın sert yüzüne doğru yola çıktığında, sadece kaçtığını sanıyordu. Ancak otoyolun bittiği, asfaltın kahverengiye döndüğü o sınırda, başka bir dünyanın yasalarıyla tanıştı.
Karacadağ’da her açı bir kurala göre kapanmazdı. Burada geometri yoktu; sadece kan, toprak ve nikâh vardı.
Gecenin kör karanlığında, hastane kapısına kucağında bembeyaz gelinliği kana bulanmış, on altı yaşında bir çocukla gelen Orhan Kaya; Leyla’ya bu coğrafyanın tek bir kuralı olduğunu hatırlattı: Her sözün bir bedeli, her suskunluğun bir kefeni vardır.
Leyla, on sekizindeki Mehmet’in uçuruma düştüğü, on altısındaki Reyhan’ın ise dilsiz bırakıldığı o kanlı düğün gecesinde, bir doktorun vicdanı ile bir ağanın otoritesi arasında bir köprü kurmaya karar verir. Ama bu köprü, üzerinden geçenleri ya özgürlüğe taşıyacak ya da altındaki derin uçuruma fırlatacaktır.
"Mehmet neden öldü diye sorma Ağa... Reyhan neden atlamak zorunda hissetti, onu sor."
İstanbul’un yalılarından Karacadağ’ın bazalt taşlarına uzanan bu hikâyede; adaleti kalemle yazan bir kadın ile hükmü namusla veren bir adamın sarsıcı yüzleşmesine tanık olacaksınız.
Leyla Sarı için artık her şey netleşmiştir: Ya bu dilsiz çığlığın sesi olacak ya da Karacadağ’ın yuttuğu binlerce kadından biri.